top of page

ANSET DAVASI : İHALE OYUNLARI

Herkese tekrardan selamlar sevgili okurlarım. Karşınızda bu sefer, önceki konularımdan bile daha önemli bir konu ile karşınızda bulunmaktayım. Hitap ettiğim kitlenin neredeyse tamamı Antalya içerisinde bulunmakta ve bu yazımda onları ilgilendirmektedir. Çünkü bu yazıyı okuyan okurlarımın bulunduğu şehrin, Büyükşehir Belediyesinin yaptığı Festival İhalelerin ne kadar sıkıntılı olduğunu sizlere EN SADE dil ile anlatacağım.


DİPNOT: Bazı arkadaşlarım beni CHP'ye katıldığım için Muhittin Böcek'e olan muhalefetimin sona erdiğini düşünmüş. CHP içerisindeyken de Muhittin Böcek'e karşı olan muhalefetim devam ediyordu ama bunu içimde tutmam gerekiyordu ( teşkilat bilincim sebebiyle ). Şimdi artık CHP üyesi olmadığıma göre CHP'nin yaptığı veya yapacağı şeyler, beni ilgilendirmemektedir. CHP'ye katılmadan önce yaptığım gibi eleştirilerime devam edeceğim. Buradan da bana "AKP'li" olduğumu söyleyecekler çıkacaktır. Benim yaşadığım şehrimin belediye başkanı, benim vergilerimle saçma sapan işler yapacak ve ben buna muhalefet etmeyeceğim, öyle mi? Bu saatten sonra kimsenin emir - komuta çatısı altında değilim. Ülkeyi ha CHP yönetsin, ha AKP yönetsin durum değişmeyecek. İftira atmak başka, var olan sorunları konuşup isyan etmek BAMBAŞKA. Özetle, Muhittin Böcek'e olan muhalefetimde 6 aylık bir ara verdim ve o ara artık en sonunda sona erdi.




İHALE'NİN ALTIN KURALLARI


Bu konuyu anlamanız için belediyenin nasıl çalıştığını bilmeniz gerek. Size "kanunun x maddesi şöyle böyledir" diye anlatmadan, anlayacağınız şekilde durumu anlatayım. Belediye bir proje yapmak istediğinde ve projeyi yapmak için sahip olması gereken ürünler yoksa, bu ürünleri temin etmen için ZORUNLU ŞEKİLDE ihaleye girmek zorundadır. Yani belediye kafasına göre gidip, "A şirketi ile anlaştım, ondan mal alacağım" DİYEMEZ. Bu yolun açılabilmesi için belediyenin önceden yaptığı ihalelerde, şirketlerin "teklif yapmaması" veya "katılmaması" gerekmektedir. Ancak bu yollarla belediye bir şirkete gidip, ondan ürün alabilir. Bunu cebe attık.


İhalelerin altın kuralları vardır. Bu kurallar;

1- Şeffaf olmalı ( yani senin gibi bir vatandaşın canı sıkıldığında, ihaleyi açıp görebilmesi gerekir )

2- REKABETÇİ OLMALI ( yani farklı farklı sektör alanların birleştirip, bir paket halinde ihaleye sunulmamalıdır. Bu olursa şirketler katılmaz, kendini riske sokmaz. Veya ihale maliyetlerinin, en az 2-3 şirketin üstlenebileceği miktarda olmalıdır.)

3- AYRI AYRI YAPILMALI ( Yani x projesi için lazım olan mallar ile y projesi için lazım olan malların alımı, tek bir ihalede yapılmamalıdır.)


Belediyenin ürünleri nasıl temin etmek zorunda olduğunu ve ihalelerin nasıl çalıştığını anladığımıza göre sıra ANSET'in ne olduğunu anlamanıza.


ANSET tam adıyla Anset Özel Sağlık ve Eğitim Kültür İnşaat Ticaret Limited Şirketi, Antalya Büyükşehir Belediyesinin taşeron şirketidir. Kanun önünde özel şirket muamelesi görür ama özünde bir kamu kurumudur. İçerisinde kendi personel, bütçesi, başkanı ve yönetim kurulu vardır. Şirket yönetimi, Büyükşehir Belediye Başkanının inisiyatifindedir. Bu şirkette ihalelere girebilir ve teklif sunabilir. Belediye adına yapılacak işlerin önemli kısmı ANSET üzerinden yapılır. Belediyenin inşaat, eğlence ve organizasyon projelerini yürüten kurumdur. Büyükşehirden ANSET'e, ANSET'ten Büyükşehre kaynak transferi yapılabilir.



İHALEYİ APARATLAŞTIRMAK


Artık bu davayı anlamanız için anlamanız gereken tüm kavramları anlamış olmalısınız. Artık konunun özüne gelelim. Antalyalı olan herkes bilir ki Altın Portakal Film Festivali her yıl düzenli bir şekilde yapılan, önemli bir festivaldir. Bu festival, Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yapılan bir ihale sonucunda ortaya çıkmaktadır. Peki bu etkinliğin ihalesini kim almaktadır? Tabi ki de ANSET. Peki rekabet ediyor mu? Yani başka şirketler de ihaleye katılıyor mu? Hayır, ANSET yıllardır yapılan ihalelerde neredeyse tek firma olarak girmektedir. ANSET dışında başvuran firmaların teklifleri de ya kabul edilmemiş ya da teklif vermemiş. O zaman şunu sorabilirsiniz "e tamam kardeşim, hiçbir firma girmiyorsa bu işe belediye gitsin kendisi organize etsin." Sorunda burada başlıyor. İhalede talep edilen şeyler, tek bir ihalede toplanabilmesi neredeyse imkansız. Normalde yapılması gereken ihale yöntemi; Ulaşım, konaklama, internet sayfası, sponsorluk vs. işlerinin tek tek ihale usulü ile yapılması gerekiyordu. Çünkü az öncede bahsettiğim ihalenin altın kurallarında, rekabet en önemli koşuldu. Bir şirketin, bütün bu organizasyonları yapabilmesi neredeyse imkansız. Büyükşehrin amacı da - benim kanaatimce - bu. Şirketlerin ihaleye gerçekleştirmesini imkansız kılacak şekilde, ihalede talep edilen malları şişirip sadece belediyenin organize edebilmesini sağlamak. Bu yöntemle beraber belediye, doğrudan mal alma hakkı olmamasına rağmen taşeron şirketi ANSET ihaleyi kazanarak, kendisine ait bir harcama bütçesi oluşturmuştur. Yani Altın Portakal İhaleleri, Belediye iştirak şirketin ANSET'in doğrudan mal alabilmesini meşrulaştırma aparatına dönüştürüldü.



BÜTÜN GÜÇ YÜKLENİCİDE


Yüklenici kimdir? Yüklenici, ihaleye giren ve kazanan şirkettir. Şirket, kazandığı ihalenin şartlarını gerçekleştirmek için harekete geçer. İhale amacına ulaştığında da ihalede teklif ettiği parayı kazanır ve proje içerisindeki görev ve sorumluluğu sona erer. İhalelerde genel olarak yüklenicinin görevi sınırlıdır. Ama 2025 Altın Portakal İhalesinde, proje içerisindeki bütün içerik şirketin inisiyatifine bırakılmış vaziyette. Şimdi şurada bir parantez açmak istiyorum. Hiçbir kamu kurumu, yetki paylaşmak istemez. Her zaman ihale sahibi şirkete fikir belirtmek ve o fikri uygulatmak ister. "Şunu şöyle yapalım, böyle daha güzel olur" tarzında şirketleri yönlendirmeye çalışır. Ama bu ihale şartnamesinde festivalin nasıl işleneceği, konaklamanın nerede yapılacağı, reklamın nasıl yapılacağı, festival içi konuşmaların ne zaman yapılacağı, festival içeriğinin nasıl olacağı ve hatta yarışma içindeki JÜRİLERİN BELİRLENMESİNİ bile ihaleyi alacak olan şirkete bırakmıştır. (ihalenin teknik şartnamesinin 3.6'sı maddesinde belirtilmiştir). Hiçbir belediye veya kamu kişiliği "ben bir etkinlik yapmak istiyorum, anahtarı da sana veriyorum. İstediğin gibi yap" demeyi TERCİH ETMEZ, ETMEMELİDİR! Jürinin belirlenmesi çok ama çok kritiktir. Belediye adına düzenlenen etkinlikte ödüllerin kime verileceğini belirleyen kişiler, yani belediyenin adaletini temsil eden kişiler jürilerdir. Jürilerin fiyasko kararları en çok jürilere değil, ihaleyi yapan ve yetkiyi şirkete veren Büyükşehir Belediyesine yazar! Üstüne üstlük zaten ihalenin gerçekleşmesi sonucu, ihale bedeli ücretini alacak olan şirket neden bir de bilet ücretlerini kendisi tahsil edebiliyor ( İhale Şartnamesinde 6. madde )? İhaleyi kaynakçalarda bırakacağım. Sizlerde okuyabilirsiniz. İhale Teknik Şartnamesini okumayı bilmiyorsanız ( ki bilmemeniz gayet normal ), bu yazımı CTRL + C, CTRL + V yapıp, kaynakçadan 2025 İhalesini indirip yapay zekaya sordurup onun dediklerini okuyarak, ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.


Peki Sait kardeşim, ne demeye varmaya çalışıyorsun? Demek istediğim aslında çok bariz. Antalya Büyükşehir Belediyesi, bu ihaleleri direkt olarak ANSET'İN ALABİLECEĞİ ŞEKİLDE VARSAYIM YAPARAK TASARLAMAKTADIR. Bu kadar çok yetkinin başka türlü bir açıklaması olamaz. Antalya Büyükşehir Belediyesinin amacı zaten "bu projeleri ANSET yapsın." Bunu yapmalarındaki amacı da az önce sizlere izah ettim. Belediye şirketi, doğrudan şirketlerden mal alabilmesinin bir kılıfa sığdırılması için böyle bir yöntem kullanılmıştır.



PAKET USULÜ İHALE


Tek sorun bu da değildi. 2024 yılında yapılan ihalede sadece Altın Portakal yoktu. Bunu kendim EKAP üzerinden keşfetmemle, Muhittin Böcek'e olan muhalefetim ete kemiğe bürünmüştü. 2024 yılında yapılan ihalede sadece Altın Portakal değil, Foodfest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali ve Uluslararası Antalya Piyano Festivali de bu ihalenin içine konularak ihaleye sunuldu. Yani Antalya'nın en önemli 3 festivali PAKET İHALE usulü ile ihalesi yapıldı. Ve bu yine ihalenin altın kurallarından birisi olan "projelerin ayrı ayrı ihale edilmesi" ilkesine TAMAMEN AYKIRIYDI. Çünkü üçü de ayrı festivallerdi, bu ayrı festivallerin en baştan beri tek tek ihaleleri yapılmalıydı. Festivaller arasında hiçbir doğal bağ yani bir bağlantı söz konusu değil. Festivallerin gerçekleştirilme tarihleri arasında 1 aylık fark var.



DOĞRUDAN MAL ALIMI


Şimdi toparlamamız lazım. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Festivallerin yapılmasında kendi şirketi olan ANSET'in tamamen güç sahibi olmasını istiyor. Bunun içinde harcama yapabilmesi içinde ANSET'in ihaleyi alabilmesi gerekiyor. Şirketlerin altına giremeyeceği maliyetler ve sorumlulukları, ihale şartnamelerine ekleyerek ihaleyi ANSET'in almasını sağlıyor. En sonunda da ANSET, bu ihaleye gerekçe göstererek doğrudan şirketlerden mal satın alma gücüne sahip oluyor. Bunun en somut örneği 2025 yılı Altın Portakal İhalesinde saklı. ANSET yine ihaleyi tek talip olarak kazanıyor ve teknik şartnamede istenen mallar arasında "uçak" var. Baya bildiğimiz uçak. Yolcu uçaklarından bahsediyorum. ANSET'in sizce bir yolcu uçağı var mı? Elbette ki yok! Kaldı ki ihalenin kendisinde de "yolcu uçağı kiralama" olarak geçiyor. Yani Büyükşehir gerçekten de ihaleleri, harcama yapabilmek için bir aparat olarak kullanmaktadır. Uçağa sorduğumuz soruyu diğer ihale teknik şartnamesindeki ürünlere sorarak da yapabiliriz. ANSET'in oteli var mı? VIP Minibüsü var mı? Bakınız şimdi şunu söyleyebilirsiniz: "Sade bir ihale olsa ve talepler bu ihalenin şartnamesindeki kadar şişik olmasa, belediye bir organizasyon şirketine ihale vermek istese, e yine o organizasyon şirketinde de otel, minibüs, uçak ve diğer benzeri araçları ve hizmetleri olmayacaktı. Diğer şirketlerle anlaşıp, belediyeye hizmet üretecekti. Burada sorun ne?" Sorun da zaten tam olarak bu! Özel şirketlerin, sorumluluğu devlete karşıdır, halka değil! Özel şirketler devlete hesap verir, halka değil ( şirket faaliyetleri halka zarar vermediği sürece ) ! Belediye ve iştirak şirketleri ise HALKA HESAP VERİR. Özel bir şirketin otel konaklamasını, belediyeden izin alarak başka bir şirketle paylaşması ahlaki bir sorun değildir. Ama bütçesini bu milletin vergileri ile oluşturan kamu kurumları, tıpkı bir şirket gibi davranıp istediği şirketten mal ALAMAZ! Çünkü o para, halkın parasıdır. Her yapılan harcama, milletin parasıyla yapılmaktadır. Sen bu uçağı hangi şirketten temin ettin? Hangi konaklama şirketiyle anlaştın? Bu şirketlerle Belediye yöneticileri arasında bir bağ var mı yok? X şirketi ile anlaştıysan, Y şirketinin daha düşük ücret talep edip etmeyeceğini nereden biliyorsun? Madem ki en ucuz teklifi X şirketi yaptı, neden ihale yapmıyorsun? Biz şunu istiyoruz: "Belediye ihale ile aldığı hizmetleri kaç liraya yaptı? Kime yaptırdı?" yani ŞEFFAFLIK İSTİYORUZ!


BAHANE: SORUN YAŞAMAMAK İÇİN


2024 Sayıştay raporunda, 2024 yılında yapılan PAKET İHALE'nin kanunlara aykırı olduğu beyan edilmiş. Büyükşehir Belediyesi de savunma olarak "operasyonel sorun yaşamamak için" bütün festivallerin tek bir ihalede toplandığını beyan etmiş. Hmmm... gerçekten mi? O zaman Antalya Büyükşehir Belediyesinin bu argümanına bakınca çok "masumca" görünüyor öyle değil mi? İşin aslına gelelim isterseniz. 2025 yılındaki ihalelere yaptığımız Gastronomi Festivali ile Altın Portakal Festivali AYRI AYRI İHALE EDİLMİŞ. Demek ki neymiş? Operasyonel sorun yaşamamak için bütün festivallerin tek bir ihalede toplanması değil, "doğru dürüst" yönetim gerekliymiş.


Yani özetle, milletin parasını en verimli şekilde kullanmak KAMUNUN VE DOLAYISIYLA BÜYÜKŞEHRİN BİR GÖREVİDİR! Ve yine dolayısıyla, kanunlarımızın belirlediği şartlar altında mal ve hizmet alımı yapması ZORUNLUDUR. ANSET davalarını sürekli takip ediyorum. Muhittin Böcek davasında da söylediğim gibi bu davaların yapılmasını destekliyorum ama bu davaların ve dosyaların şeffaf bir şekilde halkla paylaşılması şarttır. Muhittin Böcek'i günahım kadar sevmem lakin Evrensel İnsan Hakları Beyannamesinde belirtildiği üzere, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil ve kamuya açık yargılanma hakkı herkeste vardır. Muhittin Böcek'in icraatlerinin karşısındayım ama tarafsız yargılanması için onun yanındayım.

Şunu da eklemek istiyorum, eğer ki CHP gerçekten iktidar olmak istiyorsa o zaman AKP zihniyetindeki insanlardan kurtulmak zorundadır. AKP'li gib davranarak AKP'nin kendisi olursunuz.


Bütün okurlarıma ve vatandaşlarıma sevgi ve saygılarımı arz ediyorum. Diğer yazılarımda görüşmek üzere!


"Fikirlerinize katılmıyorum ama onları ifade etme hakkınızı sonuna kadar savunacağım" 

- Voltaire


KAYNAKÇA

DİPNOT: Kaynakçaları eklerken EKAP'ın doküman indirme sayfası çöktüğü için sizlere direkt anahtar kelime olarak vereceğim. EKAP'ta aratarak ihale dokümanını indirebilirsiniz.


2025 Altın Portakal İhalesi: 2025/920967


2024 Altın Portakal İhalesi ( PAKET İHALE ): 2024/496684


 
 
 

Yorumlar


©2023, SaitsBlogs tarafından kurulmuş tüm telif hakları saklıdır.

bottom of page